 |
Bir çocuğun ailesinin cinselliğe ve kişisel ilişkilere bakış açısıyla ilgili deneyimleri daha sonraki psikoseksüel gelişimi üzerine belirleyici bir etkiye sahiptir. Bazı ailelerde cinsellik
|
|
 |
Tekrarlayan veya sürekli bir biçimde cinsel heyecanın, cinsel eylemin tamamlanmasına kadar ıslanma ve şişme yanıtını temin etmesinde ve sürdürmesindeki yetersizliktir.
|
|
 |
İkincil olarak bir kadında ortaya çıkan cinsel ilgi kaybı sıklıkla çocuk doğumunu takiben olur. Bu durum nadiren doğumun verdiği stresle ilgilidir. Bebekle başa çıkmanın verdiği
|
|
 |
Tekrarlayan veya sürekli bir biçimde normal bir cinsel heyecan evresini takiben orgazmın uzaması veya hiş olamamasıdır. Cinsel yanıtın sadece orgazm evresindeki ketlenmeden
|
|
 |
Kaygı kaçınma, istek yokluğu, uyarılmanın ketlenmesi tarzında cinsel işlevi bozabilir. Cinsel ilişkiye kendini bırakabilme ve konsantrasyonu özellikle bozabilir. Sıkılma veya
|
|
 |
Psikososyal faktörler, korku, bastırılmış duygulanım, düşük benlik saygısı, güvensizlik, öfke ve yetersiz iletişim neden olabilir ancak daha çok fiziksel nedenler söz konusudur
|
|
 |
Hipertansiyon, kalp ağrısı, enfarktüs, adrenal yetmezlik, şeker hastalığı, hipogonadizm, hipofiz yetmezliği, hipertiroidi, hipotiroidi, pelvik enflamatuar hastalık, vajinitler, aşırı
|
|
 |
Cinsel birleşmeye girişildiğinde vajinanın ış üçte bir kaslarında istemsiz kasılmanın olmasıdır. Vajinismus hastaları çoğunlukla cinsel birleşmeye ve vajinal girişe karşı fobiktir.
|
|
 |
Sürekli veya tekrarlayan bir biçimde cinsel eylem için cinsel fantezi ve arzu yoktur. Bozukluk belirgin sıkıntı veya kişilerarası güçlüklere neden olur. Kadınlar cinsel
|
|
 |
Cinsel İşlev bozukluklarının nedenleri fiziksel ve psikolojik olarak ayrılabilse de bunları her zaman tam olarak ayırt edebilmek mümkün olmayabilir. Psikolojik nedenlerin
|
|
 |
Sürekli veya tekrarlayan bir biçimde cinsel bir partnerle tüm veya hemen hemen tüm genital temaslara karşı olan tiksinme ve kaçınmadır. Bozukluk belirgin sıkıntı veya kişilerarası
|
|
|